İçeriğe geç

OSMANLI MANİSA VE HAZİRELERİ

20 Şubat 2017

Osmanlı Hazireleri, camileri, hanları hamamları. Sarayları, konakları, sıbyan mektepleri, medrese, hendese….

 

Şehzadeler şehri Manisa. Say say bitmiyor, bak gör göz doymuyor, anlat anlat söz bitmiyor. Burası, bu şehir Türkiye de değil mi? Bu kadar tarihi zenginliği nasıl korudunuz? Nasıl sahiplendiniz? Tarih bilincini, koruma inceliğini, kim öğretti? Ev de ananız babanız mı, okulda öğretmeniniz mi, sokakta Rüstem amcanız, kapı önünde Fadime teyzeniz mi öğretti?

 

Camilerde küf kokusu, hadisler el yazması, süslemeler kalem işi, kapı üstünde kitabesi, ahşap oyma minberi. Seramikten ayetler, sanat şaheseri seramikler, rengarenk mihrap kıblesi, Esma-ül Hüsna hat yazılı kasnak silmesi. Kandiller sarkıyor kubbe tepesinden paslı zincirlere bağlı, aşınmış kapı söve mermerleri ellerden yağlı, gıcırdıyor ahşap mahfil merdivenleri, aralanmış menteşelerden namahrem kafesleri, halıların eskimiş desenleri, duvarlarında çınlıyor fatiha sesleri, loş ışığı ile ulviyeti, takılmış bir kıymığa paşa zevcesinin namazlağ örtüsünden kopmuş ilmeği. Müezzinin kameti, imamın tilaveti, nakkaşların mahareti, hakkın hidayeti, hat yazılı kubbe akustiği.

 

Hanlarda hala duruyor atların develerin bağlandığı kocaman kalın dövme demir halkalar, hancının keçe kaplı odası. Han odalarına sinmiş uzun yolculukların yorgunluk kokusu. Taş odalarının kiremit tuğla kaplı zemini, yalnız odaların rengi kandillerin isi, tahta geçmeli kapıların gıcırtısı hala ağır nağmeden çalıyor dövme menteşelerin yuvarlak geçmelerine sürtündükçe

.
Hanın köşesinde ki nalbandın sesi geliyor çivileri nalladıkça vurduğu tahta çekiçten. Kesilen toynak tırnak parçalarını süpüren yamak, huysuzlanan at, bağlanmış ayağını askıda tutan iri yarı başı külahlı elleri nasırlı kalfa. Ustanın keçe yeleği, elinin mahareti, keserken tırnağı vururken kabara çiviye, alnının teri damlıyor burnundan silerken elinin tersiyle. Atın sahibi sararken sigarasını tablasından çıkardığı tütünle “Babamdan kalma ona da babasından kalmış bu tabla” deyip muhabbete devam ediyordu. Nalbant ustası kesik, kısa, yorgun, cevaplarla karşılık verirken işi bittiğinde. “Sar bakalım baba erenler yadigârından bir tane de bana, oğlum sende okkalı iki kahve söyle Ramazan’a”
Hamamdan gelen kurna sesleri, bacasında ki meşe odunlarının dumanı, peştamala sarılı ördek yürüyüşlü göbekli tellaklar, ipe asılı ıslak peştamallar. Sıcaklığı yalaza vuruyor kapıdan dışarı. Mahallenin delisi kafasına koyarken hamam tasını, fır dönüyordu göbek taşını. Sokağın kabadayısı hovarda ibram, “Bir kese de bize at bakalım hamamcı külhancı, şöyle ramazan pidesi gibi yoğurda hamama geldiğimiz belli olsun, haaa gül kokusunu da unutma tosun. ”

Rahleler havada uçuşuyordu ulema gelmek bilmiyor atışmalar gülüşmeler bağrışmalar durmuyordu. Küçük mektep odasına az da olsa bu kadar veled yetiyordu şamataya. 60 tane vardı mahalle aralarında cami avlularında bu sıbyan mekteplerinden. Tedris-i ilmin vakta ki bilimin okunduğu bu mekteplerde hoca gelinceye kadar evde sokakta bastırılmış çocukluk duyguları burada neşv-ü nema buluyordu. Hızını alamayanlar okul çantası diye boyun ile koltuk arasına sıkıştırdıkları patiska bezden torbayı sallıyordu ona buna, takkeler fesler uçuşuyordu havada.
Handan, hamamdan, camiden, tekkeden, zaviyeden, mektepten, iki kapılı dünyadan geçip mekteb-i medreseden, rahle-i tedrisattan, tedris-i ilimden öğrenemediklerimizle: Ziya Paşa anlatmış hal-i pür melalimizi.

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm.

Dolaştım mülk-i islâmı bütün viraneler gördüm.

Tutunduğumuz, tutturduğumuz, koruyamama günahımızı çıkardığımız, dilimize pelesenk ettiğimiz. “Yunan yaktı.”
1915’de yunanlılar yakıp kaçtıktan, 1923’de Cumhuriyet ilanından dört yıl sonra 1927’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk Manisa’mıza imar planı yaptırıyor. Bu plan ve haritalar kaybolduğu gibi buna uygun planlanan Manisa’da kayboldu.

Sadece, 1927’de ki imar plan çalışmalarında Manisa şehir haritalarını hazırlayan Mühendis Ziya Bey’in 11 yaşında ki kızı Emel’in kabri kaldı Çatal Mezarlığı’nda. 15.Ocak.1927

Ve bir de üç hazirede 800’den fazla mezar taşının okunduğu ‘Manisa’da Osmanlı Hazireleri’ kitabı. 15.Ocak.2017

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: