İçeriğe geç

KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

14 Mart 2017

Geçen meclis akşamı saat 18.15 suları meclis toplantısına gitmek için belediyeden çıkıp öğretmen evi kavşağından belediye meclis salonuna ulaşacağım. Ulaşmak ne kelime İstanbul sanki, dur kalk. Öğretmenevi kavşağına kolay geldim ama kavşaktan İbrahim Gökçen Bulvarına dönemedim dönüş düğüm olmuş zar zor öğretmenevinin arka sokağına girip oradan Atatürk (istasyon) Bulvarına çıktım doğumevi kavşağından eski adliyenin yanından meclis salonuna ulaştım. Ancak doğumevi kavşağını üçüncü kırmızı ışıkta geçebildim. Eski adliyenin oradan döneceğim manolya kavşağı yoğun kuyruklanma olmuş bir hayli bekledim. Toplantı sonrası Ulupark kavşağını üç ışıkta geçtim.

Çare evet çare cadde kenarlarına parklanmaları kaldırmak ki zor. Otopark ki bulmak kolay değil. Toplu ulaşımın hareket etmesi imkansız her yer çift parklanma.

Çare Yunusemre. “İşi kolay kılalım” demiş ya. Çözüm Yunusemre’yi planlamakta. 17 ilçemiz var 16 ilçenin çarşısı pazarı var Yunusemre’nin yok. Kentsel dönüşüm iyi de planlamayı yarışmayla yapmak lazım ihaleyle, bakanlıkla, onla, bunla, olmaz. Neden yarışma? Modern bir kent planlaması yapmak için: Bahçeler içerisinde konut blokları, alçaklı yüksekli boyları, cadde bulvar boyunca ufak tefek dükkanlar değil mağazalar, kafeler, restoranlar, markalar. Geniş kaldırımlarda alabildiğine kafeler, genç ilçe, heyecanlı gençler, mutluluğun tadı, sporun hası bisikletler. Farklı yol ve kaldırım zemin kaplamaları yeşillendirmelerin yanında rengarenk çiçekler dekoratif aydınlatmalar. Öyle caddede yolda bulvarda park etmiş araba görmek yok hepsi hareketli, olmayanlar yeraltı otoparklarında gizli. Trafik tıkır tıkır akıyor kırmızı da herkes bekliyor, ayağını yola at trafik duruyor, medeni mi medeni işte Yunusemre’de yaşamak istemenin nedeni. Bir yapılsın pir yapılsın bir daha bozulmasın.

Çeşitli su oyunlarının olduğu havuzlar, çocuk oyun alanları, parklar. Hepsinden önemlisi orkestra çukurunun olduğu büyük bir konser salonu, döner sahnesiyle tiyatrosu olmazsa olmazı. Bir de müze, hazır arsası. Kütüphane medeniyetin kültürün aynası.

Bak bakalım Manisa mı İzmir’e yakın, İzmir mi Manisa’ya?

Kapalı yüzme havuzu, spor salonu zaten var. Atatürk Kentpark gibi güzel ve büyük rekreasyon alanı hazır. Yeni yapılacak Karaçay Vadisi daha bi değer ve farkındalık katacak hınzır. Magnesia’sı yetmiyor yeni yeni AVM’ler yapılıyor. Manisa Prime burada yapılıyor. Rezidans daire, yedi yıldız otel. Güzelyurt gibi semti var. Özel Hastanesinin yanında yeni yapılan Merkez Efendi Hastanesi var. Üniversitesi var hatta onun da hastanesi var. Özel okul, kolejler burada. Planlı KSS, Orta Ölçekli OÖS, bakımlı OSB burada. Turizme yönelik uygulama yapılacak yuntdağ köyleri karşı dağlarda. Buradan Aliağa, Çandarlı Limanına ulaşım imkanı otoban burada. Yoğurtçu Kale, Aigai Antik Kenti bile var. İzmir İzbana bağlanacak banliyö hattı burada. Yağcılara yapılacak uydu kent planlaması burada. Saymakla bitmez. Üniversite gençliği planlanacak sosyal ve kamusal alanlar, eğlence kültür merkezleri ile yurtlar kamplar ile bağlanır…
Hele bi taşı temele koyalım harcı atacak bulunur.

Muradiye’yi saymıyorum o büyük bir kayıp oldu. Eğitim zayiatı demek daha doğru. Eğer farklı bir planlama yapılmaz ise Yunusemre Muradiye’ye benzer ki Manisa’nın başka Yunusemre’si yok. 

Köprüden önce son çıkış.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: