İçeriğe geç

GEDİZ KAVŞAĞI

29 Ağustos 2017

Kent ile şehir: Tariflemesi, yaşantısı, kültürü, çok farklı olmasına rağmen gönlüm şehirden yanadır. Şehir kısaca daha sıcak, sevecen, birbirini tanıyan, bilen, birbirlerini takip eden insanlardan oluşur. Manisamızda bu durum %40 tanınırlık oranındadır. Gün geçtikçe birbirimizi tanımamaya Manisa’nın batısında yaşayanın doğuda olan bitenden (hatta yapılan yeni binalardan yollardan dahi haberi olmuyor), yanımızda ki komşudan haberimiz olmuyor. iş hayatında ki kıyasıya rekabetten, birbirimizin tanınırlığını kaybetmekten… şu anlaşılıyor, kente mi dönüşüyoruz?

Planlama anlamında kentsel dönüşüm değil o bir ucube proje. Birbirimize yabancılaştığımız giderek kendimize, yakınımıza, komşumuza, yabancı olduğumuz bir planlama. Bu planlamanın adı kentsel dönüşüm olmamalı. Fikir bu olunca zikir de bu oluyor. Yeni yapılanmanın, depreme dayanıklı konutlar yapmanın, gecekonduları modern yaşam seviyesine ulaştırmada ki planlanmanın adı kentsel yenileme olmalı.

Gecekondu alanlarına gökdelen gibi çok katlı binalar değil, iki en fazla üç katlı komşuluk ilişkisinin bağının yansıtıldığı mahalle planları, kent merkezlerine zaten birbirlerine yabancı olan yaşayanlara çok katlı gökdelen tarzında planlar yapmalı. Ülkemizde bilhassa şehir hüviyetinde ki yerleşimlerde komşuluk yaşantısına uygun planlar yapmak gerekir.

Toki konutlarının bu konuda çok katlı gecekondudan farkı yok. Bu konutlara; hem yerinden, hem yurdundan, hem bildiği tanıdığı yakınlarından, ayırarak farklı kültür ve yaşantıda ki insanları ucuz konut edinme hevesiyle bir araya toplayıp kur’a ile bu konutlara yerleştirmektir. Ha kentin başka bir semtine, ha Türkiye’nin başka bir kentine veya yabancı hiç bilmediğimiz bir ülkeye taşınmış gibisinizdir.

Aklınızı bulandırmıyorum bu bir gerçek. Yeni bir ev alırken ne yaparız? Evvela semti veya mahalleyi seçeriz, sonra caddeyi sokağı sonra da o apartmanda kimlerin oturduğunu yani komşularımızı seçeriz. Oturacağımız evi yaşantımıza uyum sağlayabileceğimiz insanlara komşulara göre seçeriz.

Artık bu çağda planlamanın adı; imar planı, kent planlaması, kentsel dönüşüm planı değil hayatın planlaması yaşam planıdır. Ülke nüfusumuzun bu kadar arttığı üst üste yaşadığımız kalabalık kentlerimizde hayatı; eğitim, kültür, sanat, sosyal alan planlamaları, eğlence ve gençlik merkezleri ile modern bir şekilde planlamaktır amaç. Çağımızın yaşam planlamasında bir çok çağdaş düşünce ve yapılaşmalar hakim olmalıdır.

Bunlar kentte yaşayanlar için planlanırken ayrıca kentlinin ulaşım vasıtaları, özel ve toplu taşıma raylı sistem, elektrikli otobüs, hızlı tren, metro gibi araçlar, bulvarlar, otoparklar, bisikletler için yollar, ve bu sayede ulaşımında planlaması gerekir.

Kent merkezinin planlamasının yanında kent dışından giren çıkan araçlar için kavşak düzenlemeleri, terminal, istasyon alt üst geçid düzenlemeleri ile modern ulaşım ağları planları da yapılmak zorundadır.

Gediz Köprüsü Kavşağı da bunlardan biridir. Manisalıların kısaca böyle tariflediği bu kavşak: Çevre yolu planlanırken projeleri hazırlanmasına rağmen uygulaması, çevre yolu bittiği ulaşıma açıldığı halde yapılamamıştır. İstanbul-İzmir ulaşımı ile Ankara-Çanakkale bağlantılarının kesiştiği noktada olan bu kavşak ulaşım yönünden çok fazla işlevi olmasının yanında haliyle araç yönünden de trafiğin çok sıkışık olduğu bir noktadadır.

2010 yılında Manisa Belediyesi’nce yapılan imar planı çok az sayıda oy ile Manisa Belediye Meclisi’nde kabul edilmedi. İmar planı kabul edilmiş olsaydı plan uygulaması ile karayolları kamulaştırma bedeli olarak 60 milyon TL ödemeyecek ve kavşak yapımına başlanacak ve belki de çoktan kullanıyor olacaktık.

Işıkla idare edilmeye çalışılan kavşağın trafik düzeni maalesef uzun bekleme ve kuyruklanmalara sebep olmaktadır. Ulaşım daire başkanlığınca akıllı sinyalizasyon ile lokal çözüm aranmış bir nebze de olsa trafik rahatlatılmaya çalışılmıştır.

Bir başka çözüm için çalışmalar başladı. Bir tarafta şahıs arazileri öte tarafta DSİ kanalı (Tabak Deresi) varken kıyısından köşesinden hiç bunlara girmeden İstanbul (Saruhanlı) ve Ankara (Turgutlu) yönünden gelen araçların geçişini kolaylaştırmak ve trafik ışığına takılmadan ışıkta beklemeden geçmelerini sağlamak amacı ile bir şerid yol açılma çalışmaları Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün talimatı ile yapılmaktadır.

Bu kısmî çalışmanın trafiği rahatlatacağı kanaatindeyim, bu bayram tatili trafiğinde göreceğiz.

Ama 2009 yılında çevre yolu açılmak istenirken karayolları bölge müdürlüğü yine kamulaştırma ile karşı karşıya kalmıştı. O tarihlerde ikinci orta ölçekli sanayi bölgesinin (ki çevre yolu bu bölgenin yanından geçiyordu) imar planını uygulamaya açarak 18 uygulaması ile yaklaşık 10 milyon TL kamulaştırma bedelini karşılayan yine Manisa Belediyesi Başkanı Cengiz Ergün olmuştu.

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: