İçeriğe geç

SİNANBEY MEDRESESİ

22 Ocak 2018

Ditrek Sinan Bey Medresesi: Kimdir bu Ditrek Sinan Bey diye kısa bir bilgi edinmek için kısa yoldan internetten bakayım dediğimde bir kaç sayfada kopyala yapıştır ile aynı bilgilerin olduğunu gördüm. Ben bundan daha fazlasını biliyorum!

Çocukluğumda Ramazan akşamları saklambaç oynarken medreseye yaklaşmaya korkardık o yıllarda Manisa’da ki tarihi eserlerin bekçisi gibi olan kokar ağaçları kaplamış cangıl vaziyetiyle kimse buralara yaklaşamıyordu, etrafında duvarına yapışık evler ile daha muhkem bir hal alan harabelik, 1985 yılında Vakıflar Müdürlüğü tarafından restore edilerek müzelik hal almıştı.

 

Karaköy semtinde Kırmızı Köprü’ye yakın Çaybaşı’na çıkan yolun üzerinde bulunan Sinanbey medresesi Fatih Sultan Mehmet’in müderrislerinden Ditrek lakaplı Sinan Bey tarafından yaptırılmış olan medrese açık avlulu dikdörtgen planlı etrafı revaklı medrese odalarının bulunduğu yapı kıble tarafında mescid ve kütüphaneden oluşmaktadır.

Kitabesi kaybolduğundan yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Sinan Bey 1478 yılında vefat ettiğine göre bu tarihten önce yaptırmış olduğu gözükmektedir. Medrese, revaklı avlusu kubbeli eyvanıyla Manisa’da ki ilk Osmanlı medresesi olması ve ayrıca revaklar arkasında hücrelerin olmamasıyla klasik Osmanlı medreseleri özelliğini taşıyan yapıda fazla süsleme sanatı olmasa da eyvanda ki mukarnas trompları ile minber kemerinde ki dilimli kemerinden dolayı İvazpaşa Cami’sini yapan ustayla aynı olduğu tahmin edilmektedir.

 

1992 yılında Manisa Belediyesi tarafından bu yapıda “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması ve Restorasyonu” adı altında bir panel düzenlenmişti. Böyle bir mekanda bu konuların konuşuluyor olması dinleyiciler ile panelistleri  çok heyecanlandırmıştı. Bu panelde korumacılık ile ilgili çok güzel projeler sunulsa da öneriler getirilse de imamın bildiğini okumuş olduğu görülüyor. 25-26 sene olmuş o yıllarda CBÜ yeni kurulmuştu. Şehzadeler şehri olduğumuz için üniversitemizde tarih kürsüsü kurulsun taşınır taşınmaz kültür varlıklarımız araştırılsın, korunsun, belgelensin demiştik. Neyse… Daha sonra bu yapıda Türk Müziği Konserleri verildi…

 

Manisa Belediyesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile bir protokol yaparak belli bir bedel karşılığında 2009 yılından bu yana masmek kursiyerlerinin çeşitli dallarda kurs aldığı çalışmaları yürütüyor, zaman zaman televizyon programlarının yapıldığı bu mekan bilhassa Ramazan akşamlarında tarih kültür sohbetleriyle mekanın özelliği daha bir önem kazanıyordu.

 

Geçen haftaki yerel gazetelerde Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne medreseyi boşaltma tebliği gönderdiği haberi vardı.

 

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin: Vakıflara Bölge Müdürlüğü’ne ait tarihi eserlerin restorasyonundan bakımı çevre düzenlemesi ve korunmasına kadar göstermiş olduğu gayret ve hassasiyet ayrıca: Kabak Tekkesi, Gülgun Hatun, Hüsrevağa, Dilşikar hamamları restorasyon ve çevre düzenlemelerinde, Nişancıpaşa, Hüsrevağa, İvazpaşa camilerinde ki Osmanlı Hazireleri, cami türbe hazirelerinin mezar taşlarının okutulup belgesel değerinde kitapların hazırlanmasında, tarihi Çeşmelerin restorasyonunda Ulucami’nin restorasyon projelerinin hazırlanmasında ve Ulucami’nin etrafında ki kaçak yapılaşmaların kamulaştırılması ve çevre düzeni uygulama peyzaj projelerinin hazırlanmasında Çeşnigir Camii Meydan Düzenlemesinde ve buraya sığmayacak daha bir çok proje ve uygulamalarda çalışmaları vardır. Tüm bu çalışmalar kamu hizmetine açıktır. Bunlar her ne kadar vakıf tapusu altında bulunsa da Manisa’mızın ve ülkemizin mirasıdır. Korunması, kollanmasının yanında kullanılması kamuya açıktır. Manisa Büyükşehir Belediyesi bu amaçla bu çalışmaları yapmaktadır, bu yapıları kullanmaktadır.

 

Sinanbey Medresesi’nde 200’den fazla kursiyerin eğitim görmesi de bunun en açık delilidir. Medrese adına, mekana uygun eski Osmanlı el sanatlarının öğretildiği ve kursiyerlerin eğitildiği bir mekandır. Bu mekanın Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından değerlendirilmesi ve kamuya açık olması Manisa’lı olarak bizlerin çocuklarımızın tarihi eserlerimizin koruma bilincinin oluşmasına katkı sağlayacağı inkar edilemez.

 

Önünden gelip geçilen hiç bir yapı,  içine girilip gezilmedikten görülmedikten, hatta kullanılmadıktan sonra değeri kıymeti anlaşılamaz.

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: