İçeriğe geç

BALIK KAVAĞA ÇIKMIŞ

24 Ekim 2018

Boğaz’ın karadeniz’e yakın uç köylerinden biri Anadolu Kavağı . Kendi halinde olan bu köy hem nüfusu, hem yerleşim alanı açısından, sakin, yalıları az olsa da seçkin boğaz evlerinin bulunduğu boğazın en güzel köylerinden biridir. Eskileri balıkçılıkla geçinirdi. Karadeniz’den Lüfer, Palamut akını olduğunda boğaz akıntısının az hissedildiği İstanbul Boğazı’nın ağzında balık oyalanır daha sonra akıntı ile iç kesimlere gider marmaraya hatta Çanakkale Boğazı’na kadar göçleri sürer boğazdan boğaza yol bulurlar en azından insan boğazından geçerlerdi.

 

Anadolu kavağının usta balıkçıları tekneleriyle kıyıdan biraz açığa çıkar olta veya ağ ile Palamut’tan Lüfer’den nasiplerine ne gelirse tutarlar aynı takımdan olan kıyıda  tezgah açmış balıkçı arkadaşlarına tekneden tezgaha balıkları yerleştirirler. Daha çok Kavağın iç kesimlerinden, kıyıdan gelen köy halkı ilk mahsul olan taze palamutlardan satın alırlardı.

Balık akını bol olduğu için balığa doyan halk balık almayı gün aşırıya hatta haftada bire çıkardığında balıkçılar tezgahta kalan balığı Anadolu Kavağı’nın içlerine vatandaşın ayağına taşırlardı.


Üç tekerlekli üzerinde muşamba serili arabanın tablasına, kıta çavuşunun komutuyla tadada çıkacak askerler gibi dizilmiş palamutlar; nefeslerini tutmuş! kuyruk yüzgeçlerini adeta selam vermek istercesine kaldırmış, dışa döndürülmüş vişne kırmızısı solungaçları gri siyah alacalı boyuna renk verirken tezgahta açmış açelya çiçeği gibi manzara sergilerler. Balık tezgahı haline getirilmiş arabanın alt tarafında raf şeklinde olan yerde paketleme kağıdı, su leğeni, arabanın yan tarafına asılmış kova ıvır zıvırlar bulunur, balıkların bulunduğu üst tezgahın bir köşesi balığı temizlemek ve dilimlemek için ayrılmış olan satıcı ayrı, arabayı ittiği gibi satış naraları atan balıkları ikide bir can suyu verir gibi ıslatan ayrıdır. Kavak halkının bazıları Palamut kağıda sarılmasın diye kapıdan bakır tepsi veya tencere uzatırlardı.

 

Anadolu Kavağı iç kesimlerinin yolları düz olsa da hizaya getirilmiş bir tabur balık dolu arabayı itmek için güç gerekir. Balıkçılar arabadan yapma tezgahı boşaltıp nafakayı temin etmek için Kavağın derinlemesine iç kesimlerine kadar girerlerdi.

 

Bazen çocukların takıldığı balıkçılara, yaşlı teyzelerin pencereden “Oğlum balık kaç kuruş?” diye seslendiği, kahvedekilerin “Ooo balık kavağa çıkmış.” muhabbetleri balıkçıların moralini bozsa da “Haftaya lüfer getireceğiz.” deyip tezgahı zengin gösterme edası ile karşılık verirlerdi.

Balığın kavağa çıkması ucuzlamasının işaretidir.

From → ANADOLU'DAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: